2009 yılında yüzde 500 harç zammı giriÅŸiminde bulunan AKP’nin, bu sene başında “harçlara zam yapmamakla” övünmesi kötü bir tuzağın hazırlandığını hissettirdi herkese. EÄŸitimi (diÄŸer alanları olduÄŸu gibi) tamamen piyasacı bir mantıkla dönüştürmek isteyen AKP için harçlara zam yapmamak sadece bir baÅŸarısızlık olabilirdi. Çok zaman geçmeden AKP kimseyi ÅŸaşırtmadı ve bu tuzağın ne olduÄŸu ortaya çıktı. 26 AÄŸustos 2011 günü Bakanlar Kurulu’nda alınan karara göre bir dersi iki kere alttan alan öğrenciler, harçlarının (mezun olanlar yüzde 50 zamlı harçlarının) yanında bu derslerin kredileri oranında “katkı payları” ödeyecekler. Böylece bir öğrencinin harç tutarı, normalinden 4-5 misline ulaÅŸabilecek.
EÄŸitim kriterinin üniversite hocalarının gönül keyfi olduÄŸu bir sistemde, üstelik öğrencilerin sürekli “sektöre atılmasının” teÅŸvik edildiÄŸi bir dönemde, bu tuzak bütün üniversite öğrencilerini vuracaktır. Okumak için çalışmak zorunda kalan ve bu nedenle derslerinden kalan öğrenciler, kaldıkları ders oranında paraya ihtiyaç duyacaklarından korkunç bir paradoksun içinde kalacaklar. Devrimci Marksist öğrenciler olarak bu tuzaÄŸa karşı geliÅŸen eylemliliklerin içinde olmalıyız. AKP’nin bu saldırısına karşı 2009′da olduÄŸu gibi öğrenci gençliÄŸin mücadelesini yükseltmeliyiz.










